Genç kızın bütün parası bir avuç bozukluktan ibaretti. Bu kadarını da bakkaldan, kasaptan, manavdan yaptığı alışverişler esnasında zor bela bir kenara atabilmişti. Parasını bir kere daha saydı, bir kere daha, bir kere daha… Ertesi gün yılbaşı idi. Bu yüzden, genç kız için yatağına atılıp ağlamaktan başka yapılacak iş yoktu.
Ağlamasını keserek elindeki mendil ile gözlerini sildi. [ Daha Fazlası ]
Archive for the ‘Masal’ Category
Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı; ama küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle.
Adam ona bir kez daha göz attı. [ Daha Fazlası ]
Mumcu Sabit Efendi,
atadan gördüğü mesleği dükkânında devam ettiriyordu.
Akşam olunca her zamanki gibi dükkânını kapayıp evine doğru yollandı. Dedesi mum kralı idi. Babası kendisinden daha zengindi. Sabit efendi ise şimdi fakir. Çünkü elektrik, havagazı, petrol kullanımı arttıkça Sabit Efendi’nin mum satışları azaldıkça azaldı.
Sabit efendi dükkândan çıktıktan sonra farelerin dükkândaki cümbüşü başladı. Fareler bir yandan oynaşmaya diğer [ Daha Fazlası ]
Acele Karar Vermeyin ( Yazar : Lao Tzu )
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış…Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar [ Daha Fazlası ]
Eserler aşağıdaki listededir. Büyütmek için üstüne tıklayın
http://rapidshare.com/files/169607968/160_Eser_oezeti_McDiovan.rar
Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacı ile çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş.. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş.
*** Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.
Yolda yürürken köşe başında birisi ‘Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe’ diye [ Daha Fazlası ]
Bilgeliğine şüphe duyulmayan bir adam çocukların hayat boyu sürecek bir ders vermek istiyordu. Oğullarının öncelikle insanlar ve hayatta hemen her konuda çabuk hüküm ve karar vermenin yanlışlığını öğretmek istiyordu.
Bir gün dört oğlunu yanına çağırdı. En büyük oğluna, ülke dışını kış mevsiminde çıkıp bir mango ağacını görüp incelemesini istedi. Daha küçük oğluna bahar mevsiminde yolculuğa çıkıp [ Daha Fazlası ]
Yaşlı adam, karakolun üç-beş basamaklık merdivenini birkaç kez dinlenerek çıktıktan sonra, ilk gördüğü memura yanaşarak:
— Kayıp ilânı vermek istiyorum evlâdım, dedi. Ne yapmam gerekiyor?
Polis memuru, her günkü raporlardan birini yazıyordu. Antika bir daktiloyu takırdatıp dururken:
— Hallederiz bey amca, dedi. Herhalde torun kayboldu değil mi?
Yaşlı adam, dudakları titrerken:
— Annemi on yıldan beri görmedim, dedi. Babamı da [ Daha Fazlası ]

Nebraska’da yaşlı bir adam yaşardı.patates ekini için bahçeyi kazdırması gerekiyordu , lakin bu çok zor bir işti.tek oğlu olan david ona yardım edebilirdi fakat oda hapisteydi.yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve müşkülatını izah etti.
Sevgili david , patates bahçemi kazdıramıyacağımdam kendimi çok kötü hissediyorum.bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım.burada olsan derdim bitecekti.biliyorum ki sen benim [ Daha Fazlası ]
Zorlu bir hayattan ve yaşlılıktan iki büklüm olmuş ihtiyar bir oduncu, bir gün gene ormanda odun topluyordu. Bir ara o kadar yoruldu ve öylesine bir ümitsizliğe düştü ki, kendi kendine:
“Bu hayata artık daha fazla tahammül edemeyeceğim,” diye söylendi. “Bari ölüm gelip beni bu işkenceden kurtarsa!…”
Adam daha sözünü yeni bitirmişti ki, ölüm meleği karşısına dikiliverdi:
“Dileğin nedir, [ Daha Fazlası ]






